5 Şubat 2009 Perşembe

TANJU ÇOLAK VE SİİRT JET-PA...


Ortaokul yılları, o zamanlar 8 yıllık eğitim mecbur değil..yani ilkokul ortaokul kısımları ayrı ayrı...Pederin mesleği icabı bingölün Genç ilçesindeyiz
Sürekli terör korkusu normal bir hayat sürmemi engelliyor...İnternet yok bırak interneti bilgisayar yok...Ne öğreniyorsam, lojmanın altındaki karakolda öğreniyorum...Saolsun polis abilerimde hikaye çok...
Onların da sosyal bir aktivitesi olmadığıdan, gece dağda terörist kovalayıp gündüz de toprak sahada, buldukları rakiplerle maç yapıyolar..Rakip bulmak zo rolmuyor onlar için...Ben de 3-5 polis çocuğuyla lojmanın bahçesinde maç yapıyorum...polis çocukları diğer çocuklar...Ben daglish oluyorum, arif var bizim o hagi oluyor, adını hatırlamadıklarım var bi kaç çocuk onlar da biz neyi uygun görürsek...Ölümüne maçlar çıkartıyoruz beton sahada...Diz kanamaları, dikenli telde patlayan toplar ya da aniden babamların operasyon içinbahçede toplanmaları bitiriyor maçlarımızı...
Bunu dışında, 3.lig de top oynayan bir takımı var oranın.Genç Murat spor diye..Bingölün bir ilçesi olmasına rağmen Bingölspor'dan nefret ediyorlar...Ama Bingölspor'da Elazığspordan iğreniyor...Bu ikisi 2.ligde ve baya başa baş gidiyorlar o sene...Genç Muratspor'un antrenmanlarını izlemeye gidiyorum bazen...peder fahri başkan olarak görülüyor...Takıma yemek yedirmeler, özel olarak antranmanlarda bulunmalar, ayakkabı forma tedarikleri...Zamanında Karsspor'da sağ açık oynamış olması da fazlasıyla etkili..Peder takıma iyilik ettikçe ediyor.Ben de Arifle beraber, antrenman toplarını çalıp çalıp kötülük ediyorum takıma...Kalecileri vardı, yaşlı birşey...Bazen ekmek almaya gittiğim bakkalda bana para üstü uzatırdı..O zaman tiksinirdim futbolculuktan...İnancım kalmazdı...Job Job diyelakablı futbolcu mu olur arkadaş...Oluyor işte..Job Job ahmet vardı...Adı nerden geliyor hatırlamıyorum şimdi...
Bir gece, TRT 2 de efsaneler gibi bir programı izliyorum...Tanjuyu,rıdavanı, metin oktayı anlatıyor....Her an çatışma çıkabilir diye ışıklar kapalı oturuyoruz, annemler içerdeler ben bırakmışım kendimi TRT nin sıcak kollarına, uzandığım koltukta Tanjuyu dinliyorum...silah sesleri gelmeden uyusam iyi olacak die iç geçiriyorum...
Ertesi gün cumartesi...Okul yok...Hava karlı...Sokak ta yok dolayısıyla..Pederin odasına gidiyorum...Zaar gibi oturup kocaman akvaryumu izliyorum.Aslında Gizli gizli babamın yanında olmanın verdiği mutluluğu yaşıyorum.Ama belli etmemek için oraya gelme sebebim akvaryummuş gibi yapıyorum...Eğer oda da birileri varsa yüzüne bakıyorum pederin..Çıkmam gerekiyor mu yoksa gerekmiyor mu anlamak için..Yemlerini vermedim daha, hazır gelmişken sen ver...diyor.Aslında bu bana söylenmiş, tamam lan otur şuursuz şuursuz bak o akvaryuma...cümlesinin başka bir versiyonu...Oturdum akvaryumun başına..Dinliyorum pederi ama arkam dönük ona ve karşısındaki adamlara...Eşofmanlı hepsi...Girerken görmüştüm. Koyu bir fenerli olmanın verdiği gazla anlatıyor bişileri, çözüm buuyor kendi çapında türk futboluna, makamın verdiği güçle de sesi yüksek...Karşısındakiler, sokakta görseler sanırım oturup konuşmazlar pederle...Onlarda makama mı yoksa söylediklerinin haklılığına mı bilmiyorum, bir şekilde her lafını onaylayıp ara da bir aslında amirim, yabancıları sokmayacaksın 2.lige....ya amirim o değilde, hakemleri gerçek bir eğitim den geçireceksin...cümleleriyle araya giriyolar...Sonra babam kalkıyor yerinden, büyük bir resim çıkartıyor.Akvaryumu bir ayna gibi kullanmaya çalışıyorum.Ters açıdan izliyorum arkamda olan biteni...Tanju'yla bir resim çekilmiş...
Kayseri'de çalıştığı yıllarda.Tanju başka yöne bakıyor, babam başka yöne...Sarılmış tanjuya, terine ve kokusuna inat...Tanju'da bi okadar uzak kaçıyor pederden...Arkada insanların özellikle çocukların doluştuğu saha ve bitmiş bir maçın vazgeçilmezi kalabalık...Biliyorum o fotoyu...Uzatıyor...Yaa işte zamanında Tanjuyla çekilmiştik...Tabi Tanju nerden bilcek bu fotoğrafı...diyor.Gülüşmeler oluyor odada.Çaylar geliyor içeri.Tabi kendi başalrına değil.Bir tepside ...Şuna da bir kola getir diyor peder.İstememin ya da istemememin önemi yok...Arkama dönüp çaycıya bakıyorum...Göz göze geliyoruz ve gülüyor...Tanju Samsunspor'lu mu Tanju mu baba? diyorum..:Ama öyle bi diyorum ki, nedensiz, ansızın...Herkes varlığımı unutmuşken...Evet diyor peder.Şaşkın ve devam etmemi ister gibi...Hee ben o Tanjuyu biliyorum yaa..Avrupa gol kralı olmuştu.İngilizce bilmediği için rezil olmuştu törende...diyorum...Büyük bir kahkaha kopuyor...Tek bir kişiden...Babamdan değil, bana arkası dönük eşofmanlı adamlardan birinden...Eeeee, başka ne biliyosun bakiim Tanju hakkında....Dİye futbol bilgimi ölçen bir soru geliyor...
Sinirleniyorum böyle küçümsendiğim için...Galatasarayda 4 kez gol kralı olduğu biliyorum mesela, fenerde de top oyanamış bir ara, futbolu da istanbul sporda bitirmiş...Taçsız kral mı ne lakabı var...Yok o Metin Oktay..die araya giriyor babam.Sen karışma babaa dercesine bakıyorum babama ve susuyorum...Nerden biliyorum lan bunları ben diye düşünürken,TRT 2 geliyor aklıma...İzlemiycem birdaha diye iç geçiriyorum kendi kendime...Babam yanına çağırıyor...Gel lan yabani..Bir hoş geldin de amcalara diyor.Kalkıyorum.Çok ge kalmış bir hoş geldini ağzımdan çıkarmak için...
Hayatımın mihenk taşlarından biridir o an...Hani ben de bir O An belgeseli çeksem ntv için, Ayakta dikilen ben ve koltuklara yayımış bir kaç adam...Bakışıyoruz..Onlar gülüyor..ben dilim dışarda şaşkınlıktan Türkçe'yi unutmuşum...İşte fotoğraf bu!
Tanju lan bu...
Aaa Tan... Tanj...ııı Anaaa Tanjusun sen!
oh bee
Ağzımdan çıkıyor işte nihayet kelimeler...gidip elini öpüyorum.Lan koskoca tanjunu elini öpüp ne hale getirdik hem adamı hem kendimi diye utanıyorum.Ama bilemiyorum ne yapacağımı...Yanına oturuyorum sonra, yanındaki adamla arasına giriyorum...Önce kolunu omzuma atıyor...Arada saçımı okşuyor...Babam orda olmasa yüzüme bakmaz biliyorum ve susuyorum...Bunlar muhabbete giriyor...terör, futbol, arada çaylar geliyor...Derken yemek söyleniyor...Muazzam bir masa donatılıyor...Tüm bunlar olurken ben,tanjunun yanında, kocaman montunun yanında diğer adamla arasında sıkıntıdan ölmek üzereyim...Benim orda olduğumu sadece ben biliyorum sanki...Yemekler yenmek için hareket edilince,süpriz yumurtadan çıkar gibi çıkıyorum adamların arasından...
Meğersem, Siirt jet-pa spor ile bizim Genç Muratspor'un maçı varmış ve koskoca Tanju Çolak, Siirt jetpa spor kulubünün teknik direktörüymüş...Maç saati geliyor.Stad hınca hınç dolu...Tanju'nun varlığından haberdar millet...Siirt öne geçiyor...Başlıyor stadda bir slogan

TANJU TANJUUU SÖYLE SEN KİMSİNN
KOKA KOLA ŞİŞESİ G.TÜNE GİRSİNNNN...

Duyduğum en komik slogan...Kolayı da alet etmiş yaratıcı adamlar...Tanju'ya bakıyorum gülüyor...Babam utanıyor...Sanki küfürü o ediyor.Ben futboldan soğuyorum yavaş yavaş ve millete ayak uyduruyorum, o kanepede unutulmanın acısıyla;
tanju tanjuu söle sen kimsinnn
koka kola şişesi g.tüne girsinnnn

0 yorum: